“Biz neyi tekrar tekrar yapıyorsak oyuz. Demek ki mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristo
“Hocam valla her şeyi biliyorum ama denemede elim ayağım titriyor” diyenler ve “Son ay atağa kalkarım”cılara açık mektup.
Sevgili Dostum,
Girişte okuduğun o havalı sözü Aristo abimiz (ya da onun felsefesini özetleyen bir başka bilge) yüzyıllar önce senin için söylemiş. Adam resmen milattan önce kurulmuş bir masadan, elindeki kurşun kalemi kemiren sana bakıp teşhisi koymuş: “Biz neyi tekrar tekrar yapıyorsak oyuz.”
Şimdi gel, bu felsefi derinliği bizim gerçek dünyamıza, yani o masanın başına tercüme edelim.
1. “Ben Aslında Soru Kaçırmam, Sadece Alışkanlık”
Eğer her sabah masanın başına oturup ilk 20 dakikanı telefon bildirimlerini temizlemeye, “Bugün hangi playlist’i dinlesem?” diye Spotify’da turlamaya ayırıyorsan; üzgünüm ama senin mükemmelleştirdiğin eylem matematik değil, “profesyonel zaman öldürme” alışkanlığıdır.
Aristo haklı. Sen günde 4 saat sosyal medyada kaydırıp, yarım saat test çözüyorsan, sen bir “öğrenci” değil, “algoritma besleyici” oluyorsun. Neyi tekrar ediyorsan osun!
2. O Masaya “Savaşçı” Gibi Oturmak
Mükemmellik bir kerelik bir şov programı değildir. Yani sınavdan önceki gece kahve komasına girip 500 soru çözünce bir gecede “Soru Bükücü” olamıyorsun.
- Her gün o masanın başına, canın istemese de tıpış tıpış oturuyorsan,
- “Bu deneme de kötü geçti” deyip ağlamak yerine, o yanlış yaptığın soruların üzerine arsızca gidiyorsan,
- Zor bir geometri sorusu gördüğünde sayfayı hızla çevirmek yerine, o soruyla akraba olana kadar mücadele ediyorsan,
İşte o zaman “mükemmelliği” bir eylem olmaktan çıkarıp, kahvaltı yapmak gibi, nefes almak gibi bir alışkanlık haline getiriyorsun.
Aristo Tarzı Sınav Reçetesi
Süreci bir alışkanlık otomasyonuna bağlamak için şu küçük kuralları beyninin masaüstüne sabitle:
| Yanlış Alışkanlık (Amatör Filozof) | Doğru Alışkanlık (Aristo’nun Çırağı) |
| “Bugün canım istemiyor, yarın double yaparım.” | “Canım istemiyor ama en azından 20 soru çözer, masadan öyle kalkarım.” |
| Video çözümünü izleyip “Anladım ya valla” demek. | Çözümü kapatıp, o soruyu temiz bir kağıtta kendi eliyle sıfırdan çözmek. |
| Masaya oturunca ilk iş telefonun ekranını yukarı bakacak şekilde koymak. | Telefonu diğer odada, sessizin de sessizinde bırakmak. |
Özetle Şef;
Sınav günü geldiğinde heyecanlanıp saçmalamamak için, o optik formu doldurmayı, o zor sorularla kavga etmeyi sıradan bir Salı günü aktivitesine dönüştürmen gerekiyor. Beynini öyle bir alıştır ki, sınav günü kitapçık önüne geldiğinde beynin panik yapmasın; “Aman, yine mi bundan? Tamam hallederiz” desin.
Mükemmelliği bir anlık gaza gelme meselesi sanma. O, her gün attığın o sıkıcı, küçük ve disiplinli adımların toplamıdır.
Şimdi bu yazıyı kapat, o kalemi eline al ve git yapman gerekeni tekrar yap. Başarılar!
Bir Cevap Yazın