-
Kendine İnanmak, Dünyayı İnandırmaktan Daha Zordur
İnsan, ömrü boyunca sayısız insanla karşılaşır. Kimi onu över, kimi küçümser; kimi alkışlar, kimi görmezden gelir. Fakat bütün bu karşılaşmaların arasında en uzun yolculuk, tek bir kişiyle yapılır. Kendisiyle. Belki de bu yüzden insanın en büyük savaşı, hayatla değil; aynaya baktığında gördüğü kişiyle verdiği savaştır. Çocukken bize yürümeyi öğrettiler, konuşmayı öğrettiler, yazmayı öğrettiler. Fakat nedense… Read more
-
Her İnsan Aynı Dili Bilmez
Hayatın en büyük yanılgılarından biri, herkese aynı şekilde davranmanın doğru olduğuna inanmaktır. Oysa zaman, insanın elinden birçok şeyi alırken ona önemli bir gerçeği de öğretir: Her vicdan aynı kelimeyle uyanmaz, her karakter aynı incelikten nasibini almaz. Gençken, iyi olmanın her kapıyı açacağını düşünürüz. Güler yüzün öfkeyi eriteceğine, sabrın kabalığı yeneceğine, sessizliğin saygı göreceğine inanırız. Çünkü… Read more
-
Yolun açık, iraden çelik gibi olsun.
İçindeki o gücü toplamak, kendinle nihayet el sıkışabilmek ve önüne koyduğun o güzel hedeflere başı dik bir şekilde yürümek istiyorsun. Bu, bir insanın kendine verebileceği en asil sözdür. Ancak bu yola çıkarken heybenin temiz, zihninin berrak olması gerekir. Etrafta o kadar çok süslü kelime, o kadar çok yabancı ve mistik kavram uçuşuyor ki… Ruhsal gelişim… Read more
-
Biz neyi tekrar tekrar yapıyorsak oyuz.
“Biz neyi tekrar tekrar yapıyorsak oyuz. Demek ki mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristo “Hocam valla her şeyi biliyorum ama denemede elim ayağım titriyor” diyenler ve “Son ay atağa kalkarım”cılara açık mektup. Sevgili Dostum, Girişte okuduğun o havalı sözü Aristo abimiz (ya da onun felsefesini özetleyen bir başka bilge) yüzyıllar önce senin için söylemiş.… Read more
-
Mahzendeki Gölge
Gece, paslı bir çan gibi sallanıyordu harabelerin üzerinde,Ay ise kırık bir vitraydan sızan solgun bir kefaret. İnsanlar ellerinde kara fenerlerle dolaşıyordu,Her biri bir gölgeyi yargılıyor,Ama kendi karanlığının yüzüne bakmamak içinBaşını başka tarafa çeviriyordu. Çünkü en eski mezarlar taşlardan değil,İnsanın içinde mühürlediği kapılardan yapılır.Ve bazı kapılar vardır ki açıldığındaDuvarlardan önce aynalar yükselir. Rüzgâr, çürümüş güllerin arasından… Read more
-
Kimsesizliğin Uzun Gölgesi
Akşam inerken şehrin eskimiş sokaklarına,bir çocuk yürür taşların hafızasında.Her adımı yarımdır,sanki toprağın bile ona verecek cesareti yoktur. Dizlerinin hizasına kadar uzanan gölgesibaşka çocukların gölgelerine hiç benzemez;çünkü onun gölgesi,bir insanın değil, bir sessizliğin izidir. Kıyıda köşede kalmış bir fırından yükselen sıcaklığıuzaktan dinler gibi durur;içeri girmez,çünkü bir kapı açıldığındaonu çağıran bir ses yoktur. Elleri ceplerindeama avuçları boş… Read more
-
Terâzînin Nûru
Bir sükût indi gecenin kalbine, kandil yanar,Gölge dolmuş taşın üstünde cihânı arar.Bir nefesle tartılır kalpteki gizli günâh,Bir nefes ki adaletin terazîsi kadar. Bir çocuğun sesidir çölde yankı bulan âh,Bir kulak var, duyar o saf nidâyı sabah.Hükmeden kimse değil, hükmü veren vicdandır,Ki o nûr, Ömer’in alnındaki secdedir, pâk. Bir ışık düşer, kum üstünde yol çizer hâlâ,Kılıç… Read more
-
Amberin Gölgesinde
Birahaneler sessizce dolar geceye,her bardakta bir başka hikâye köpürür.Kömür rengi masalarda ışık eğrilir biraz,ve sarı bir buğu çöker yüzlere —zamanın sarhoş hâlidir belki bu. Kadehime eğilirim,camın içinde titreyen o küçük dünya,sanki kaybolmuş bir anın minyatürü.Her kabarcıkta bir anı yükselir,bir öpüş, bir veda, bir gülüş —ve hepsi köpükte söner gider. Bir kadın geçer aklımdan,parfümü hâlâ bira… Read more
-
Sükûtun Ardındaki Saat
Rüzgâr,eskimiş bir aynayı yoklar her sabah.Tozun altından,bir yüz değil — bir susuş belirir.Belki bir zamanlar bir isimdi o,şimdi harflerin bile unuttuğu bir sızı. Bir sandal,gölün ortasında zincirine eğilir.Kıyı, beklemeyi çoktan bırakmış.Bir yosun, sessizce büyürinsanın içinden geçen cümlelerin yerinde. Uzakta,gümüş bir çan çalmaz artık.Sesinde yankı kalmadı zamanın.Bir el, duvar saatinin akrebini durdurmuş,bir başka el, perdeyi kapatmış,kimseye… Read more
-
Hidrojen Arabaları: Sessiz Bir Devrimin Bastırılmış Hikâyesi
Bazen insanın aklına şu soru düşer: “Eğer gerçekten temiz bir enerji varsa, neden hâlâ duman soluyoruz?” Hidrojen, bir zamanlar insanlığın elinde ışık gibi parlayan bir umuttu. Suyun içinden enerji çıkarmak, doğayı kirletmeden hareket etmek, gökyüzüne sadece su buharı salmak…Kulağa ütopya gibi geliyor, değil mi? Oysa bu teknoloji yıllardır elimizdeydi. Ama birileri fişi çekti. — 🚗… Read more